Ali, okulun en sessiz öğrencilerinden biriydi. Tenefüslerde hep aynı sıraya oturur, önüne bakar, kimseyle konuşmazdı. Çoğu kişi onu soğuk ve mesafeli bulurdu. Oysa kimse, Ali’nin babasının şehir dışında çalıştığını, annesinin ise hasta olduğu için sürekli evde yattığını bilmiyordu. Bir gün ödev kontrolünde Ali’nin defteri yere düştü. İçinden bir fotoğraf çıktı: Ali ve babası, bir balık tutma gezisinde gülümsüyorlardı. Sınıfın neşeli çocuğu Mert, fotoğrafı alıp uzun uzun inceledi. Sonra hiçbir şey söylemeden Ali’ye geri verdi. O haftanın sonunda Mert, yanına bir kutu daha getirip Ali’nin yanına oturdu. Kutuyu açtığında içinde minik bir oltanın ve bir notun olduğunu gördü. Notta şöyle yazıyordu: “Bazen bir anıyı yeniden yaşamak, yeni başlangıçların kapısını aralar. Hafta sonu dere kenarına gidelim mi?” Ali, ilk defa içten bir gülümsemeyle Mert’e baktı. O günden sonra ikili, yalnızca balık tutmaya gitmekle kalmadı; Ali’nin içindeki yalnızlık bulutu da yavaş yavaş dağıldı.
Mert’in, Ali’nin fotoğrafını gördükten sonra hiçbir şey söylemeden geri vermesi ve hafta sonu balığa davet etmesi, metinde aşağıdakilerden hangisine en iyi örnektir?
A)Sessiz kalmak, her zaman en büyük destektir.
B)Empati, birinin ihtiyacını fark edip harekete geçmeyi gerektirir.
C)Arkadaşlık, ortak ilgi alanları bulmaktan geçer.
D)Anılar, insanları olduğundan farklı gösterebilir.
Bu konuda daha çok soru çöz
ÖğreTio'da 7 branş öğretmeni, kişiselleştirilmiş kazanım takibi ve yapay zekâ destekli çözüm anlatımı seni bekliyor.