Teknolojinin hızla gelişmesi, kitapların yerini dijital ekranların almasına neden oldu. Ancak uzmanlar, basılı kitapların okuma deneyiminde eşsiz bir yeri olduğunu söylüyor. Araştırmalar, basılı bir metni okurken beynimizin sayfayı fiziksel bir harita gibi algıladığını gösteriyor. Bu sayede okuduklarımızı daha iyi hatırlıyoruz. Dijital ekranlarda ise metin kaygan bir yüzeyde ilerliyor ve bu durum beynin odaklanmasını zorlaştırıyor. Uzmanlara göre, bir kitabın sayfalarını çevirmek, o anki ilerleyişimizi somut bir şekilde gösterdiği için beynin zaman algısını olumlu etkiliyor. Yani kitap okurken sayfaları çevirmek sadece bir eylem **değil**, aynı zamanda beynin öğrenme sürecine katkıda bulunan bir ritüeldir. Peki, sizce bu durumun eğitim sistemimize yansıması nasıl olmalıdır? Dijital materyallerin artması, öğrencilerin öğrenme alışkanlıklarını kökten değiştirebilir. Bu nedenle eğitimcilerin, öğrencilerine hem basılı hem de dijital kaynakları etkin kullanma becerisi kazandırması gerekiyor.
A)Basılı kitaplar, dijital kitaplara göre daha az bilgi içerir.
B)Dijital ekranlarda metin kaygan olduğu için okuma hızı artar.
C)Sayfa çevirme eylemi beynin öğrenme sürecinde olumlu bir etkiye sahiptir.
D)Uzmanlar, eğitimde sadece dijital kitapların kullanılmasını önermektedir.