Zekât ve sadaka konusunu araştıran 8. sınıf öğrencisi Ayşe, bir arkadaşının sorusu üzerine şu üç durumu incelemeye başlar:
- Durum 1: Ali, her yıl altınlarının zekâtını verir; bu sayede malının bereketlendiğini söyler.
- Durum 2: Betül, ihtiyacı olan bir komşusuna hiç faiz beklemeden borç para verir ve bunun zekât yerine geçtiğini düşünür.
- Durum 3: Cem’in bir arkadaşı, “Senin 5.600 TL birikimin var ama bu para zekâta tabi değil, çünkü altın değil” der.
Ayşe bu üç durumla ilgili aşağıdaki yorumları yapar. Hangisi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersindeki öğretilere göre doğrudur?
A)Ali’nin “zekât malı bereketlendirir” ifadesi tamamen maddi bir faydaya işaret eder; bu nedenle zekâtın manevi boyutunu yansıtmaz.
B)Betül’ün yaptığı işlem zekât sayılır; çünkü borç vermek, bir ihtiyacı gidermek olduğu için zekâtın toplumsal fayda hedefine ulaşır.
C)Cem’e arkadaşının söylediği gibi nakit para zekâta tabi değildir; ancak Cem yine de gönüllü olarak sadaka verebilir.
D)Cem’in 5.600 TL birikimi, nisap miktarını (85 gram altın değeri) aşarsa ve üzerinden bir yıl geçmişse zekât vermesi farzdır; arkadaşının yorumu yanlıştır.