On iki yaşımdan beri günlük tutarım ve şimdi kırk beş yaşımdayım — yani ömrümün otuz üç yılı bu defterlerde saklı. Geçen hafta eski defterleri karıştırırken fark ettim ki ben, kendimi hep bir eksiklik duygusuyla yazmışım; başarılarımı değil, hep yapamadıklarımı not almışım. Otuz üç yıl boyunca kendime hep bir şeylerin yetmediğini söylemişim. Bu durum bende yerleşik bir algı hâline gelmiş. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada anlatılan kişinin durumuna en uygun düşen kavramdır?
A)Çocukluktan beri tuttuğu günlüklerin, geçmişteki başarılarını hatırlatmak yerine yalnızca başarısızlıklarına ayna tutması
B)Kendi potansiyelini fark edemeyecek kadar yoğun bir öz eleştiri geliştirmiş olmasına rağmen bunu geç fark etmesi
C)Kendilik algısının sürekli bir eksiklik duygusu üzerine kurulu olması ve mevcut yeterliliklerini hiçbir zaman sahiplenememesi
D)Mesleki hayatında dışarıdan takdir görmesine karşın, bu takdirin günlüklerindeki karamsar ruh hâlini değiştirmeye yetmemesi