Orhan Pamuk, yazarlığa adım attığı ilk yıllarda, İstanbul'un ara sokaklarında kaybolmayı, eski ahşap konakların önünde durup onların hikâyelerini hayal etmeyi bir ritüel hâline getirmişti. Bu ritüel, yazarın romanlarında mekânı bir karakter gibi işlemesinin temelini oluşturur. Aşağıdakilerden hangisi, bu parçada anlatılan durumun yazarlık sürecindeki karşılığı olarak “değiştirme” kavramına örnektir? A) İstanbul'un tarihî dokusunun hızla yok olması nedeniyle yazarların besleyici imgeler bulmakta zorlanması B) Okurun, bir edebî eserin yalnızca duygusal etkisine odaklanıp, onu var eden zihinsel ve yapısal üretim sürecini göz ardı etmesi C) Genç yazarların, roman kurgusunu bir organizma gibi inşa etmek yerine dağınık imgelerle yetinmeleri D) Okurların, bir romanın sonunu tahmin etmeye çalışırken yazarın verdiği yapısal ipuçlarını tamamen kaçırması
A)İstanbul'un tarihî dokusunun hızla yok olması nedeniyle yazarların besleyici imgeler bulmakta zorlanması
B)Okurun, bir edebî eserin yalnızca duygusal etkisine odaklanıp, onu var eden zihinsel ve yapısal üretim sürecini göz ardı etmesi
C)Genç yazarların, roman kurgusunu bir organizma gibi inşa etmek yerine dağınık imgelerle yetinmeleri
D)Okurların, bir romanın sonunu tahmin etmeye çalışırken yazarın verdiği yapısal ipuçlarını tamamen kaçırması