I. Anadolu'nun kadim kentlerinden Urfa'da doğan mutasavvıf şair Nabi, yaşadığı çağın ötesine seslenen bir hikmet pınarıdır.
II. "Sakın terk-i edepten, kûy-ı mahbûb-ı Hüdâ'dır bu" diyerek başlayan meşhur beytiyle insanı edebe çağıran Nabi, bu uyarısını yalnızca bireye değil, tüm topluma yöneltmiştir.
III. Şiirlerinde tasavvufi öğretiyi bir ayna gibi kullanan şair, klasik divan şiirinin kalıplarını kırmadan ona yeni bir soluk kazandırmıştır.
IV. "Hayriyye" adlı eserini sadece oğluna nasihat için değil, aynı zamanda tüm insanlığa yol göstermek amacıyla kaleme almıştır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
A)I. cümlede şairin doğduğu coğrafyanın tarihî derinliğine vurgu yapılarak kişisel kimliğiyle sanatı arasında bağ kurulmuştur.
B)II. cümlede alıntılanan dizedeki uyarının muhatabının yalnızca birey olduğu, toplumsal bir boyut taşımadığı ifade edilmiştir.
C)III. cümlede sanatçının geleneksel şiir anlayışının sınırlarını genişleterek ona yeni bir işlev yüklediği belirtilmiştir.
D)IV. cümlede bir eserin yazılış amacının, görünen niyetin ötesinde daha kapsamlı bir hedefi içerdiği dile getirilmiştir.