Gazeteci: Sayın Yılmaz, romanınız "Gölgedekiler" bu yıl 50. baskıya ulaştı. Eserinizde kasaba halkının korkularını, birbirleriyle çatışmalarını ve dayanışmalarını birlikte işliyorsunuz. Bu kadar zıt duyguyu aynı anda vermek anlatımda bozukluğa yol açmaz mı? Yazar: Aslında hayatın kendisi bu zıtlıklarla doludur. Korku ve dostluk aynı anda yaşanabilir. Ancak bu iki duyguyu birbirinden ayırmaya kalktığımızda ortaya çıkan durum anlatım bozukluğu oluşturur. Çünkü gerçek hayatta böyle bir ayrım yoktur.
Parçadaki altı çizili sözle hangi anlatım bozukluğu düzeltilmiştir?
A)Mantıksal tutarsızlık — Yazar, zıt duyguların aynı anda verilmesinin okurda çelişki yaratarak anlatım bozukluğu oluşturacağını savunmaktadır.
B)Gereksiz sözcük kullanımı — Yazar, duyguların teker teker işlenmesinin daha yalın ve doğru olacağını, aynı anda verilmesinin ise anlatımı şişireceğini düşünmektedir.
C)Anlamsal çelişki — Yazar, korku ve dostluk gibi birbirine zıt kavramların aynı bağlamda verilmesini değil, bu duyguları yapay olarak ayırmanın gerçeklikle çelişeceğini ve asıl bozukluğun bura
D)Nesne eksikliği — Yazar, duyguların bir arada verilmemesi durumunda cümlenin temel ögesinin eksik kalacağını, bunun da anlatım bozukluğuna neden olacağını ifade etmektedir.