Bursa'da bir ipek atölyesinde tezgâhın başında 40 yılını geçirmiş Zeynep Hanım'a 'İpek nedir?' diye sormuştum. Cevabı şuydu: 'İpek, kozanın dile gelmesidir. Sen ona su verirsin, o sana kumaş; sen ona saygı duyarsın, o sana ışıltı verir.' Bu sözler, bir zanaatkârın malzemeyle kurduğu derin bağı gösterir. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) Zanaatkârlar, kullandıkları ham maddelerin fiziksel özelliklerini şiirsel bir dille anlatarak mesleklerinin inceliklerini aktarırlar. B) Gerçek ustalık; sabır, zaman ve saygı ekseninde şekillenen ve malzemenin doğasına saygı duymayı gerektiren evrensel bir duyarlılığın ifadesidir. C) İpek ve inci işçiliği gibi geleneksel zanaatlar, Anadolu'nun farklı bölgelerinde benzer metaforlar kullanılmasına yol açan kültürel bir ortaklık taşır. D) El sanatlarında başarı, ustaların üretim sürecindeki kritik zamanlamayı sezgisel olarak kavramalarına bağlıdır ve bu sezgi ancak uzun yıllar içinde kazanılır.
A)Zanaatkârlar, kullandıkları ham maddelerin fiziksel özelliklerini şiirsel bir dille anlatarak mesleklerinin inceliklerini aktarırlar.
B)Gerçek ustalık; sabır, zaman ve saygı ekseninde şekillenen ve malzemenin doğasına saygı duymayı gerektiren evrensel bir duyarlılığın ifadesidir.
C)İpek ve inci işçiliği gibi geleneksel zanaatlar, Anadolu'nun farklı bölgelerinde benzer metaforlar kullanılmasına yol açan kültürel bir ortaklık taşır.
D)El sanatlarında başarı, ustaların üretim sürecindeki kritik zamanlamayı sezgisel olarak kavramalarına bağlıdır ve bu sezgi ancak uzun yıllar içinde kazanılır.