Zeynep, arkadaşlarıyla birlikte Antalya’daki bir sahil kasabasında yaz tatiline gitmiştir. Akşam yemeğinden önce sahilde yürüyüş yaparlarken bir taş koleksiyoncusu olan yaşlı bir amca, onlara taşları gösterir ve her birinin anlamını anlatır. Amca, anlatırken bazı sözcükleri gerçek anlamının dışında kullanarak anlamı değiştirmiştir. Buna göre hangi cümlede sözcük, cümleye yeni bir anlam katmak amacıyla kullanılmıştır? A) Bu akik taşının yüzeyi o kadar pürüzsüz ki, sanki cam gibi bir his bırakıyor; elimdeki tüm taşlara nazikçe dokundum, en kaygan olanı bu. B) Yıllar önce İstanbul Boğazı’ndan topladığım bu kuvarsı, çocuklar sahil kenarında oynarken suya soktular; şimdi daha parlak görünüyor. C) Lav taşını akşam güneşi battıktan sonra avucumun içine aldım, sıcaklığını iyice hissettim; sanki minik bir volkanın nefesiydi. D) Bu sedef taşını, inci kolyesinin ucuna taktırdım; boynumda hem şık hem de doğal bir aksesuar olarak duruyor.
A)Bu akik taşının yüzeyi o kadar pürüzsüz ki, sanki cam gibi bir his bırakıyor; elimdeki tüm taşlara nazikçe dokundum, en kaygan olanı bu.
B)Yıllar önce İstanbul Boğazı’ndan topladığım bu kuvarsı, çocuklar sahil kenarında oynarken suya soktular; şimdi daha parlak görünüyor.
C)Lav taşını akşam güneşi battıktan sonra avucumun içine aldım, sıcaklığını iyice hissettim; sanki minik bir volkanın nefesiydi.
D)Bu sedef taşını, inci kolyesinin ucuna taktırdım; boynumda hem şık hem de doğal bir aksesuar olarak duruyor.