Mert ve Efe aynı sokağın iki zıt yakasında büyümüş iki arkadaştı. Yaz tatilinde neredeyse her gün bir araya gelir, hayal dünyalarının sınırlarını zorlarlardı. Son bir yıldır Efe’nin ailesi işleri nedeniyle başka bir şehre taşınmış, iki dost arasındaki bağın iyice gevşemeye başladığı hissedilir olmuştu. Mert, bir cumartesi sabahı elindeki telefonu saatlerce evirip çevirdikten sonra nihayet Efe’yi aradı. Telefonun öteki ucundaki ses, tam tanıdık değildi; aralarına uzun bir sessizlik girmişti. İşte o an Mert asıl sorunun mesafe değil, anlayış olduğunu fark etti. Arkadaşının aksanı değişmiş, şivesi farklılaşmıştı ama Mert bunun bir engel değil, yeni bir başlangıç olabileceğini düşündü. Efe’nin yeni hayatına merak duymak, onun duygularını kendi duygularının önüne koymak gerektiğini anlamıştı. O gün konuştukça aslında hiçbir şeyin tamamen kaybolmadığını, anlayışın her köprüyü onarabileceğini keşfettiler. Mert, arkadaşlığın sadece birlikte geçirilen zaman değil, aynı zamanda birbirinin ayak izlerini saygıyla takip etmek olduğunu öğrendi.
Metinde geçen "birbirinin ayak izlerini saygıyla takip etmek" ifadesiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A)Arkadaşın gittiği yerlere gitmek ve onunla aynı şeyleri yaşamak
B)Arkadaşın yaşamına ve tercihlerine anlayış göstererek onu olduğu gibi kabul etmek
C)Arkadaşın hatalarını tekrarlamamak için onun geçmişini incelemek
D)Arkadaşın her adımını kıskançlıkla izlemek
Bu konuda daha çok soru çöz
ÖğreTio'da 7 branş öğretmeni, kişiselleştirilmiş kazanım takibi ve yapay zekâ destekli çözüm anlatımı seni bekliyor.