Ela, her sabah okula giderken yol kenarındaki çınar ağacının altında bir iki dakika dururdu. O gün ağacın dibinde minik bir sürgün görmüştü. Hemen yanındaki arkadaşı Mert’e seslendi: “Bak, bu kocaman ağacın bebek hâli!” Mert eğilip baktı ve “Acaba onu alıp bahçeme diksem büyür mü?” diye sordu. Ela, babasının ona anlattığı bir şeyi hatırladı: “Ağaçlar, kökleriyle toprağa sıkı sıkı tutunmayı sever. Onu yerinden sökersen gücenir, belki de yaşayamaz.” Bunun üzerine Mert, “Öyleyse biz de okulun arka bahçesine yeni bir fidan dikelim. Hem her gün sular, büyümesini izleriz!” dedi. İki arkadaş, izin almak için öğretmenlerine koştular. Öğretmenleri onları dinledikten sonra gülümsedi: “Doğaya saygı duyup onun bir parçası olmayı istemeniz, büyümekten daha önemli. Haydi, yarın hep birlikte bir fidan dikelim.” Ertesi gün tüm sınıf bahçede toplandı. Küçük bir fidanı toprakla buluştururken herkesin yüzünde kocaman bir mutluluk vardı. Ela, fidanın yapraklarına dokunarak “Sen de tıpkı o çınar gibi büyüyeceksin.” diye fısıldadı. Çocuklar haftalarca fidanı suladı, etrafındaki otları temizledi. Zamanla fidan boy attı, dalları çoğaldı. Artık o sadece bir ağaç değil, hep birlikte verdikleri bir sözün, doğayı koruma bilincinin canlı bir hatırasıydı.
Ela’nın “Ağaçlar, kökleriyle toprağa sıkı sıkı tutunmayı sever. Onu yerinden sökersen gücenir, belki de yaşayamaz.” sözüyle anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
A)Ağaçların duyguları vardır, bu yüzden onları rahatsız etmemeliyiz.
B)Doğadaki her canlının kendi yaşam alanına saygı duyulmalı ve ona zarar verilmemelidir.
C)Sadece büyük ağaçlar korunmaya değerdir, küçük sürgünler önemsizdir.
D)Kökler toprağa sıkı tutunursa ağaç daha hızlı büyür.
Bu konuda daha çok soru çöz
ÖğreTio'da 7 branş öğretmeni, kişiselleştirilmiş kazanım takibi ve yapay zekâ destekli çözüm anlatımı seni bekliyor.