Efe, her akşam balkona çıkıp gökyüzünü izlerdi. Onu asıl heyecanlandıran şey, yıldızların parıltısı ya da Ay’ın şekli değildi. Geçen hafta okulda öğrendiği bir bilgi aklını kurcalıyordu: “Uydular sayesinde haberleşiyoruz, hava durumunu öğreniyoruz, hatta uzaktaki bir akrabamızla görüntülü konuşabiliyoruz.” Öğretmeni, bir uydunun aslında Dünya’nın etrafında dönen bir teknoloji harikası olduğunu anlatmıştı. O gece Efe, elindeki boş kola kutusunu, bir lastik ve bir mıknatısla birleştirip basit bir devre yapmaya çalıştı. Amacı, uyduların sinyalleri nasıl ilettiğini anlamaktı. Tabii ki kola kutusu bir uyduya dönüşmedi ama Efe’nin zihninde yeni bir kapı aralandı: Belki bir gün gerçek bir uydu tasarlayabilirdi. İşte bilim merakı böyle bir şeydi; küçük bir soruyla başlar, hayallerle büyürdü.
Bu metnin yazarının asıl anlatmak istediği düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
A)Bilimsel merak, günlük eşyalarla deney yaparak geliştirilmelidir.
B)Uydular, modern iletişimin vazgeçilmez bir parçasıdır.
C)Bilimsel merak, basit sorularla başlayıp hayal gücüyle beslenir.
D)Çocukların teknolojiye ilgi duyması için öğretmenler teşvik edici olmalıdır.
Bu konuda daha çok soru çöz
ÖğreTio'da 7 branş öğretmeni, kişiselleştirilmiş kazanım takibi ve yapay zekâ destekli çözüm anlatımı seni bekliyor.